#Uzman Tavsiyeleri

Şirketlerde Veri ve Yapay Zekâ Dönüşümünün 3 Kaldıracı

Yapay zekâ karar alma süreçlerine giderek daha fazla entegre olurken, şirketlerin teknolojinin sunduğu fırsatlar, operasyonel gereklilikler, risk yönetimi ve değer yaratımı arasında doğru dengeyi kurması gerekiyor. Veri kalitesi, veri yönetişimi, yapay zekâ ajanları ve insan uzmanlığı; önümüzdeki yıllarda organizasyonları kökten dönüştürecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

İlk Kullanımları Kurumsal Değere Dönüştürmek

En basit görevlerden en karmaşık süreçlere kadar günlük iş hayatının her alanında yer bulan yapay zekâ, artık deneysel aşamayı geride bıraktı. Kuruluşlar için soru artık yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil, onu güvenilir ve sürdürülebilir biçimde nasıl ölçeklendirecekleri.

Bununla birlikte, yapay zekânın sunduğu potansiyelle şirketler üzerindeki gerçek etkisi arasında hâlâ önemli bir fark bulunuyor. Yapay zekâ, şirketlerin stratejik planlarında önemli bir yer tutarken, karar alma süreçlerine entegrasyonu aynı ölçüde güçlü değil.

Coface'ın Les Echos Etudes iş birliğiyle 900 karar verici arasında gerçekleştirdiği Data & AI Barometer 2026, şirket büyüklüğüne bağlı olarak olgunluk seviyelerinin önemli ölçüde farklılaştığını ortaya koyuyor: Şirket büyüdükçe yapay zekâ, karar alma süreçlerinin daha ayrılmaz bir parçası haline geliyor.

Bugün orta ve büyük ölçekli şirketlerin üçte biri yapay zekâ kullanımında ileri seviyede olduğunu belirtirken, KOBİ'lerde bu oran 10 şirketten yalnızca birine karşılık geliyor. Karar vericilerin üçte ikisi verilerine güvendiklerini ifade ederken, üçte biri verilerinin iş ihtiyaçları ve risk yönetimi ile karar alma araçlarıyla yeterince uyumlu olmadığını düşünüyor.

Veri yönetişimi artık ikincil bir konu değil; yapay zekâ ile sürdürülebilir değer yaratmanın ön koşulu haline geldi

şeklinde açıklıyor Nesrin GOnin, Coface Batı Avrupa ve Afrika İş Bilgi Direktörü

 

Veri Yönetişimi Olmadan Başarılı Yapay Zekâ Mümkün Değil

Şirketin büyüklüğü veya faaliyet gösterdiği sektör ne olursa olsun, yapay zekânın ölçeklenebilirliği ve yaratacağı katma değer büyük ölçüde mevcut verilerin kalitesine bağlıdır. Ne kadar güçlü olursa olsun, bir yapay zekâ modeli güncelliğini yitirmiş, parçalanmış veya yetersiz tanımlanmış verileri kalıcı olarak telafi edemez.

Buna rağmen Coface araştırmasına katılan şirketlerin %60'ı hâlâ yapay zekâyı resmi bir çerçeve olmadan kullanıyor. Kuruluşlar için kritik bir dönemeçte, yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bu teknolojinin nasıl yönetileceği sorusu giderek daha acil hale geliyor.

Bununla birlikte şirketlerin büyük çoğunluğunda veri yönetişimi henüz hayata geçirilmiş değil. Tam da bu noktada sınırlamalar ortaya çıkıyor ve çoğu zaman şirketler ile iş ekipleri açısından beklentilerin altında kalan sonuçlara yol açıyor.

Veri yönetişimi; güvenilir, gerçek zamanlı güncellenen, iş ihtiyaçlarına odaklanan verilere ve ortak bir semantik katmanın oluşturulmasına dayanıyor. Başka bir ifadeyle, her göstergenin aynı tanımlara ve aynı kullanım bağlamına sahip olması gerekiyor. Çünkü aynı veri, Risk, Finans, Satın Alma veya Satış ekipleri tarafından kullanıldığında farklı gerçeklikleri ifade edebiliyor.

Yapay zekâ bir hızlandırıcı görevi görüyor: Hem verinin kalitesini hem de zayıf yönlerini büyütüyor. Yapay zekâ şirket genelinde yaygınlaştıkça, veri, kullanım alanları ve sorumluluklara ilişkin net kurallar oluşturmak kritik önem taşıyor.

Veri yönetişimi artık ikincil bir konu değil; yapay zekâ ile sürdürülebilir değer yaratmanın ön koşulu haline geldi.

Samia Boujatioui, Coface Data Office Veri Yönetimi Grup Başkanı

 

İş Birimleriyle Uyum, Teknolojik Yenilikler: Daha Hızlı ve Daha Doğru Kararlar Almak

Şirketlerde yapay zekânın tam anlamıyla benimsenmesindeki bir sonraki büyük adım, kurumsal verilere bağlı çalışan yapay zekâ ajanlarından (AI Agents) gelebilir. Bu teknolojilerin potansiyeli oldukça somut::

Doğrudan müşteri portfolyosunu analiz edin

Hangi şirketlerin risk durumlarının güncellendiğini görün

iş fırsatları ve trendleri keşfedin

Bu gelişme son derece pratik bir ihtiyaca yanıt veriyor. Karar vericilerin neredeyse yarısı, yapay zekâ sayesinde açık, anlaşılır ve doğrudan aksiyona dönüştürülebilir içgörülere ulaşmak istiyor. Ancak amaç karar alma süreçlerini tamamen makinelere devretmek değil.

Örneğin finans ekipleri, dolandırıcılık tespitini güçlendirmeyi ve müşteri risklerini daha iyi öngörmeyi hedeflerken; satış ekipleri yeni pazar fırsatlarını belirlemek için yapay zekâdan giderek daha fazla yararlanmak istiyor.

Gelecekte avantaj, mutlaka en fazla veriyi toplayan şirkette olmayacak. Avantaj, iş birimlerinin gerçek ihtiyaçlarını teknolojinin gücü ve güvenliğiyle uyumlu hale getirebilen ve organizasyonun her seviyesinde tutarlı bir yönetişim sağlayabilen şirketlerde olacak.

Veri ve yapay zekâ dönüşümünü başarıyla tamamlayan şirketleri farklılaştıracak unsur, verilerini daha somut, daha hızlı ve daha etkili kararlara dönüştürebilme yetenekleri olacak. Gerçek iş avantajı da burada ortaya çıkacak

 Nesrin Gonin.

 

> Uzmanlarımızla şimdi iletişime geçin, Yapay Zeka ve Verinin gücünden nasıl faydalanabileceğinizi öğrenin! <

 

 

Yazarlar ve uzmanlar