HABERLER & YAYINLAR

YENİ NE VAR?

10.04.2018
KURUMSAL HABERLER

Tüm Haberler

10.04.2018
KURUMSAL HABERLER

Dünya genelinde ülke ve sektör riskleri

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da artık en üst büyüme seviyelerine ulaşıldığı için, işletmeler arz kısıtlarına ve korumacılık riskine karşı hazırlanıyorlar

Daha Fazlasını Oku
06.04.2018
KURUMSAL HABERLER

Orta ve Doğu Avrupa: Siyasi riskler yükselişte, ancak henüz yerel işletmeleri etkilemiyor

Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Slovenya gibi ülkelerde devam etmekte olan seçim dalgası ile birlikte, Orta ve Doğu Avrupa bölgesi halen güçlülüğünü koruyan ekonomik büyüme karşısında önemli bir değişim döneminden geçiyor. Coface’ın siyasi risk endeksi bölge genelinde çeşitlilik arz eden bir tablo ortaya koyuyor. Hükümet önlemlerinin de desteklediği hanehalkı güvenindeki artış, makroekonomik durumu tetikliyor. Böylece sosyal risklerin düşük düzeyde olmasına rağmen, yükselen popülizm eğilimi ve AB genelindeki endişeler küresel siyasi risk seviyesini arttırmaktadır.

Genel olarak, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) bölgesindeki ülkelerde riskler geçmişe göre çok daha düşük seviyelerdedir. Bölgede ekonomik faaliyet son yıllarda ivme kazanmıştır. Sosyal endişe seviyelerini ölçmek için kullanılan sosyoekonomik göstergelerde iyileşmeler kaydedilmektedir. Kişi başına düşen GSYH artmıştır ve şu anda Batı Avrupa ortalamasına yaklaşmış durumdadır. İşsizlik oranları önemli ölçüde düşmüştür ve enflasyon da ılımlı seviyelerdedir.

Daha Fazlasını Oku
13.03.2018
KURUMSAL HABERLER

Çin ve Japonya’nın bölgesel ekonomik hedefleri çarpıcı bir paralellik sergiliyor

Coface’a göre, Çin ve Japonya Asya-Pasifik bölgesinde ticaret ve yatırım alanlarında birbirlerine rakip hale geliyor. Coface’ın hazırladığı “Titanların Savaşı: Çin’in yükselişi Japonya’nın Asya’daki çıkarları ile rekabeti ateşliyor” başlıklı raporu, Japonya’nın yatırımlar alanındaki öncü konumunu korumasına rağmen, Çin’in ‘Ticaretin Kralı’ olmaya devam ettiğini göstermektedir. Bununla birlikte, artan Çin yatırımları sonuçta Japon şirketlerinin bölgedeki çıkarları için bir tehdit oluşturabilir.

Ticaret ve yatırım: Japonya ve Çin arasındaki rekabet büyüyor

Japonya ve Çin, Asya’dan net emtia ithalatçısı ülkeler olmanın yanında, aynı zamanda ihraç edilmek üzere daha yüksek katma değerli ürünler yaratmak için işlenecek mekanik ve elektronik parça ve bileşenler bakımından da önemli ithalatçı konumundadırlar. Bu durum, her iki ülkenin elektronik olmak üzere küresel değer zincirlerinde önemli oyuncular olmalarından kaynaklanmaktadır. Beklendiği gibi, bu iki ülkenin Asya’ya ihracatını gerçekleştirdikleri ilk üç ürün aynıdır: Elektrikli makine ve ekipman, çelik ürünler, makine ve mekanik cihazlar. Çin küresel değer zincirinde bir sıçrama yapmayı başarmıştır ve bu sürecin devam etmesi öngörülmektedir. İki ülkenin üretim yapıları giderek birbirine benzer hale gelirken, bu durum kaçınılmaz olarak rekabetin fitilini ateşleyecektir.

Daha Fazlasını Oku
07.03.2018
KURUMSAL HABERLER

Fransa’da iflas etmiş veya ‘zombi’ niteliğindeki sıkıntıda olan şirketler toplam şirket sayısının neredeyse yüzde 6’sını oluşt...

İflaslar giderek azalıyor: Ocak 2018 sonu itibariyle son bir yıllık dönemde yüzde 8,3 azalma kaydedilirken, 2018 yılı için yüzde 3,6 azalma tahmin
ediliyor
Küçük işletmeler iyi bir performans sergiliyor, ancak diğer şirketlerin performansı daha da iyi
İflas oranı şu anda kriz öncesi seviyelerin altına inmiş durumda
Bununla birlikte, tablo toz pembe değil: Halen faaliyetine devam etmesine rağmen müflis veya kârsız durumda ve ‘zombi’ olarak nitelenen şirketlerin sayısı halen yüksek seviyelerde.

Daha Fazlasını Oku
27.02.2018
KURUMSAL HABERLER

NAFTA’nın yeniden düzenlenmesine ilişkin müzakereler - Meksika’nın “yüksek riskli”1 otomotiv sektörü kötüleşerek krize girebilir...

Meksika’nın otomotiv sektörü ülke ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır. 1993 yılında sektörün ülkenin GSYH’sı içindeki payı yüzde 1,5 ve imalat sektörü hasılasındaki payı yüzde 8,5 iken, 2015 itibariyle bu oranlar sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 18’e yükselmiştir. Öte yandan, Meksika doğrudan veya dolaylı olarak 1,7 milyon kişiye istihdam yaratan 8 otomobil fabrikasına sahiptir. ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim sürecinin başından bu yana kullandığı söylemler henüz sektörel bir zarar vermedi, ancak NAFTA’nın yeniden düzenlenmesi için yapılan müzakereler ve Meksika’nın seçim gündemi sebebiyle riskler yoğunlaştı.

Daha Fazlasını Oku
23.01.2018
KURUMSAL HABERLER

Ülke Riski Konferansı 2018

2018: İyileşme sürüyor ancak şirketler aşırı ısınma riskine maruz kalıyor
Coface ülke ve sektör riskleri ile ilgili yıllık konferansında 2018 yılına ilişkin önemli küresel ekonomik eğilimlere ilişkin vizyonunu şirketler ile paylaştı.
2018 yılında küresel büyüme hızında sıçrama bekleniyor
Korumacılık tehdidi ile başlayan ve çok sayıda seçimin ve siyasi krizin damgasını vurduğu 2017 yılında bazı memnuniyet verici ekonomik sürprizler yaşandı. 2016 yılında 25 ülke resesyon yaşarken 2017 yılında sadece 13 ülke yılı resesyon ile kapattı. Küresel ticaret çarpıcı bir sıçrama yaşarken (2016 yılında %1,5 arttıktan sonra Coface tahminlerine göre 2017 yılında %4,4), korumacılık ile ilgili riskler gerçekleşmedi: 2017 yılında korumacı önlemlerinin net sayısı Amerika Birleşik Devletleri’nde artmasına rağmen dünya genelinde 283 olarak gerçekleşti (2016 yılında 374 idi). Çeşitli emtia fiyatlarında kademeli olarak yaşanan artışların desteği ile birlikte, Amerika Birleşik Devletleri’nde, Avrupa’da ve bazı yükselen ülkelerde ticari faaliyetler beklenenden daha güçlü gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Brezilya (B) ve Mısır’ın (B) ülke değerlendirme notları yükselmiştir.

Daha Fazlasını Oku
28.12.2017
KURUMSAL HABERLER

Coface ilk 500 arasında

TİM tarafından yapılan araştırmaya göre, “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet
İhracatçısı 2016” araştırmasında Coface Sigorta ilk 500 firma arasına girdi. Bu yıl
ikincisi açıklanan hizmet ihracatçıları listesinde Coface Sigorta, Ticari Alacak
Sigortası ürünü ile yer aldı.

Daha Fazlasını Oku
19.12.2017
KURUMSAL HABERLER

Türkiye dinamik bir büyüme performansı kaydetti ancak dış şoklara karşı kırılganlığı artıyor

Türkiye dinamik bir büyüme performansı kaydetti ancak dış şoklara karşı kırılganlığı artıyor.

- Türkiye ekonomisi 2017 yılının ilk üç çeyreğinde önemli bir büyüme performansı kaydederek, ülkenin 2016 yılında yaşadığı bir dizi şok edici olaya rağmen beklentileri büyük ölçüde aştı
- Hükümetin uygulamaya koyduğu önlemler, artan yatırımlar ve ihracat ile özel tüketimdeki toparlanma ekonomiyi destekledi
- Ülke ekonomisinin en önemli kırılganlıkları cari açığın finansmanı, küresel finansal yatırımcılara olan bağımlılıktaki artış, döviz kurlarındaki oynaklık ve yükselen enflasyon oranıdır
Devam eden büyüme beklentileri aştı

Türkiye ekonomisi 2017 yılının ilk üç çeyreğinde önemli bir büyüme performansı sergileyerek bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4’lük bir büyüme kaydetti. Bu performans, ülkenin 2016 yılında yaşadığı bir dizi şoka rağmen başarıldı. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,1 büyüdü; bu G20 ülkeleri arasındaki, en hızlı büyüme oranıdır. Büyümeyi destekleyen etkenler temel olarak Hükümetin uygulamaya koyduğu önlemler, artan yatırımlar ve ihracat ile özel tüketimdeki toparlanma olmuştur.

Ekonomiyi yukarıya iten en büyük etkenlerden birisi (Hükümet’in küçük ve orta ölçekli şirketleri desteklemek için kullandığı) Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) büyüklüğünün yaklaşık 64 milyar $’a (250 milyar TL) ulaşması olmuştur.

Daha Fazlasını Oku
12.12.2017
KURUMSAL HABERLER

Dinamik Olmasına rağmen, Fransa’nın organik gıda sektörü, ölçek arttırabilmek için başlangıçta benimsediği ilkelerini terk etmek zor...

-Hanehalklarının organik gıda ürünlerine yönelik tercihlerinin giderek artması,
sektörün 2017 yılında 8 milyar €’yu geçeceği beklenen çok güçlü büyüme
performansı ile kendini göstermektedir.
-Organik şirketlerin gücü: Bir alt sektörün organik payındaki yüzde 10’luk artış
işletme iflaslarını yüzde 11 azaltacaktır
-Organik gıda arzı, talebi karşılamak için mücadele ediyor. 2009 yılından bu yana
ilk kez artan ithalat şu anda yüzde 29 civarındadır.
-Sektörün gelişimini dört kilit faktör belirleyecek.

Organik üretim tüketici talebini karşılamada yetersiz kalıyor

Daha Fazlasını Oku
27.11.2017
KURUMSAL HABERLER

Almanya’nın 2017 şirket ödemeleri anketi

İhracatçılar ve iç ticaret için daha iyi bir yıl
Coface tarafından Almanya için ikinci kez düzenlenen yıllık şirket ödemeleri
anketi önceden bilinen eğilimlerin çoğunu teyit ediyor. Ancak bazı iyileşmeler
görülebiliyor.
Ülkenin sağlam ekonomik durumuna rağmen, şirketlerin neredeyse yüzde 78’i (- 6
puan) ödemelerdeki gecikmelerden etkileniyor
Çok uzun vadesi geçmiş ödemelerden kaynaklanabilecek potansiyel likidite riskleri
düşerek 2016 yılında gözlenen oranın da altına inmiştir.
İhracata dönük iş yapan şirketlerin ödeme deneyimleri geçtiğimiz yıla göre iyileşme
kaydetmiştir
Ticari sektörler arasındaki tablo karmaşık bir görünüm sergilemektedir. Ortalama
ödeme gecikmeleri 2016 anketinde olduğu gibi 41,4 gündür
Özellikle Tekstil, Deri, Hazır Giyim (54,5 gün), Ağaç, Mobilya (53,8 gün) ve
Taşımacılık sektörü (50,5 gün) başta olmak üzere bazı segmentler çok daha uzun
ödeme gecikmeleri bildirmektedir. Makine, Hassas Cihazlar (25,0 gün) ve Otomotiv
(31,9 gün) sektörleri ise en kısa vadesi geçmiş ödeme sürelerine sahiptir.
Ankete katılan şirketlerin yüzde 87’si Brexit’ten kaynaklı herhangi bir etki beklemiyor
ve sadece yüzde 3,3’ü bundan dolayı vadesi geçmiş alacaklarında bir artış öngörüyor.

Daha Fazlasını Oku
23.11.2017
KURUMSAL HABERLER

Polonya İflas Raporu: Sağlam bir ekonomiye rağmen, iflaslar ve yeniden yapılandırma işlemleri halen yükselişte artıyor

2017 yılının ilk üç çeyreğinde iflaslar ve yeniden yapılandırma işlemleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 arttı.
Çoğu sektörde iflas işlemlerinin sayısında artış kaydedildi.
İç talep ve iyileşen küresel ticaret dinamiklerinin desteklediği güçlenen ihracat, Polonya’nın önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca GSYH artışlarını sağlam seviyelerde tutmasına yardımcı olacaktır.
2017 yılında GSYH artışı yüzde 3,9’a yükselecek.


İflas işlemlerinde yüzde 14 artış çoğu sektörü etkiliyor

Ekonomik büyüme hızının daha yavaş olduğu geçtiğimiz yılın aksine, Polonya’nın şirketler kesimi bu yıl ekonomik faaliyetteki hızlanmadan yararlanıyor. Polonya 2015 yılında yüzde 3,8’lik GSYH artışı kaydederken, 2016 yılında bu oran yüzde 2,7’ye düştü. Sabit varlık yatırımlarında da düşüşe yol açan bu durum, AB fonlarına ilişkin yeni programlama döneminin yavaş başlamasından kaynaklanmıştı. GSYH artışı şu anda yeniden güç kazanıyor ve 2017 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 4,0’a ulaştı. Hem AB eş finansmanı ile desteklenen altyapı projeleri hem de artan kurumsal kapasite sayesinde yatırımlar yeniden yükselişe geçti. Bununla birlikte, hanehalkı tüketimi en büyük itici güç olarak görünmektedir. Polonya bu yıl da işgücü piyasasında iyileşmeler yaşamaktadır. Ağustos 2017 itibariyle yüzde 4,7’ye düşen işsizlik oranı rekor derecede düşük seviyeler kaydetmeye devam etmektedir. Bu oran yüzde 7,6 olan Avrupa ortalamasına göre çok daha düşüktür. Bu arada ücretler de yükselmeye devam etmektedir. 2014 yılından bu yana, ücretler yıllık en az yüzde 3 ile sağlam bir büyüme oranı kaydetmiştir. Öte yandan, Polonya’daki hanehalkları şimdiye kadarki en düşük merkez bankası faiz oranlarını yaşıyorlar. Bunun sonucunda, iç talep ve iyileşen küresel ticaret dinamiklerinin desteklediği güçlenen ihracat, Polonya’nın önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca GSYH artışlarını sağlam seviyelerde tutmasına yardımcı olacaktır.

Daha Fazlasını Oku
20.11.2017
KURUMSAL HABERLER

Brexit’in “Sert” etkileri Britanya’nın otomotiv sektörünün yenilikçilik kapasitesi ve rekabetçiliği için belirleyici olacak

İlk olumsuz işaretler: Yatırım, üretim ve satışlar düşüşte
Avrupa piyasasına erişim yaşamsal önem taşıyor ve taşımaya devam edecek
Finansal engeller ve işgücü kalitesinde düşüş öngörülüyor


Avrupa pazarına olan ağır bağımlılık

2016 yılının ortalarında taşıt üretiminde kaydedilen istisnai zirvenin ardından (Ocak-Ağustos döneminde 1,02 milyon adet satış ile bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,5’lik artış), 2017 yılında üretimde neredeyse yüzde 2’lik bir düşüş yaşanmıştır. Bu sektörde güçlü bir şekilde Avrupa pazarı üzerinde yoğunlaşan sağlıklı ihracat dinamiği (Birleşik Krallıkta montajı yapılan araçların yüzde 79’u ihraç edilmekte ve bunun yüzde 56’lık bölümü Avrupa Birliği’nin diğer ülkelerine gitmektedir), tüketici güveninde yaşanan kaybın iç talepte sebep olduğu düşüşü telafi etmemektedir.

Daha Fazlasını Oku
08.11.2017
KURUMSAL HABERLER

Katar ambargosu: Şimdilik yönetilebilir durumda, ancak uzun süre için değil

5 Haziran 2017 tarihinde, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn (Arap dörtlüsü olarak biliniyorlar) Katar’ın İran ile olan ilişkileri ve aşırıcılığı desteklediği yönündeki suçlamalar sebebiyle Katar ile olan diplomatik bağlarını kopardıklarını duyurdular. Ambargo Katar üzerinde belirli bir etkiye yol açsa da, ülke şimdiye kadar krizin etkilerini yumuşatabilmiştir. Katar ekonomisi için en büyük tehdit, krizin birkaç aylık bir dönemi aşan uzun süreli bir krize dönüşmesi olacaktır.

Hükümet desteği sayesinde durum kontrol altında

Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçısı olan Katar, özellikle nakit ve altın rezervleri sayesinde ambargonun etkilerini şimdiye kadar yumuşatabilmiştir. Hükümet anında ve etkili önlemler almıştır ve bunlar yükselen enerji ihracatı ile birlikte krizin doğurduğu zorlukları hafifletebilmiştir. Coface Katar ekonomisinin 2017 yılında yüzde 3,4 ve 2018 yılında yüzde 3 büyümesini beklemektedir.

Daha Fazlasını Oku
07.11.2017
KURUMSAL HABERLER

Çin’in Sahra Altı Afrika’daki Hedefleri: İkili ilişkileri yeniden dengeleme çabalarına halen ihtiyaç duyuluyor

Emtia ihraç eden sektörler ve ülkeler için riskli ticaret bağımlılığı

İlk kez düzenlenen Çin-Afrika İşbirliği Forumunun üzerinden neredeyse 20 yıl geçti ancak Çin-Afrika ilişkilerine halen dengesizlik hakim. 2014 yılına kadar ihracatın sürükleyici etkisi ile ikili ticarette son on yıllık dönemde bir atılım yaşandı (2016 yılında toplam 123 milyar $), ancak ihracat zirveye ulaştıktan sonra yüzde 51’lik bir düşüş yaşadı. Bölge şu anda Çin ile bir ticaret açığı yaşıyor. İhracat ağırlıklı olarak doğal kaynaklar üzerinde yoğunlaşırken (Çin’e ihracatın yüzde 90’ını oluşturmaktadır), ithalat daha fazla çeşitlilik göstermektedir ve maden ile değerli metallerin yanında mamul mallar, ulaşım ekipmanları ve makine (toplamın yüzde 51’i) gibi kalemler içermektedir. Bu ticaret dengesizliği aynı zamanda ekonomide yerel imalat sektöründeki düşüşü hammaddelerin ekonomik gelişimine bağlayan “Hollanda hastalığı” riskini güçlendirmektedir.

Daha Fazlasını Oku
18.10.2017
KURUMSAL HABERLER

Arjantin meclis seçimleri: Ticaret yanlısı eğilimin devamlılığı risk altında mı?

Arjantin’in ekonomik toparlanmasının gidişatı 22 Ekim günü gerçekleştirilecek olan ara seçimlerinin sonuçlarına bağlı. Ülkenin eski Devlet Başkanı Cristina Kirchner’in Buenos Aires eyaletinden Senato üyeliği için seçimlere katılacağını açıklamasının ardından, yatırımcıların ülkenin siyasi geleceği hakkında daha temkinli davrandığı görülmektedir.

“Cambiemos Koalisyonu” için ülkenin yeni ekonomik büyüme performansı olumlu görünüyor.

Mauricio Macri Aralık 2015 ortasında göreve geldiğinden bu yana, ekonomi toparlanmaya başlamıştır. Döviz kurları serbestleştirilmiş, fiyat kontrolleri ve ithalat bariyerleri kaldırılmış, güvenilirliğini kaybetmiş olan ulusal ekonomik istatistikler revizyondan geçirilmiş ve sübvansiyonlar azaltılmıştır. Öte yandan alacaklılar ile yılan hikayesine dönen anlaşmazlık Nisan 2016’da çözüme kavuşturulmuştur. Ekonomik faaliyet, 2016 yılında yüzde 2,2 oranında daraldıktan sonra, 2017 yılında iyileşmeler sergilemiştir (ikinci çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7 artış kaydedilmiştir). Üçüncü çeyreğe ilişkin öncül rakamlar da ekonominin ivme kazandığını göstermektedir. Bu faktörler, ara seçimlerde mevcut hükümet için olumlu bir sonuç elde etme şansını arttırmaktadır.

Ancak bu olumlu gidişat beraberinde yükselen enflasyon ve sosyal protestolar gibi bazı yan etkiler de getirmiştir. Arjantin’in sanayi ve ticaretteki rekabet gücünün arttırılabilmesi için, altyapıdaki bir türlü giderilemeyen darboğazların da ortadan kaldırılması gerekmektedir. Ülke, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2017-18 dönemine ilişkin altyapı değerlendirme anketinde 137 ülke arasında 81. sırada yer almıştır.

Daha Fazlasını Oku
27.09.2017
KURUMSAL HABERLER

Fas Şirket Ödemeleri Anketi, 2017 yılının ilk yarısı

Neredeyse tüm sektörlerde ödeme vadeleri uzuyor: 2016 yılında ortalama 82 gün iken 2017 yılında ortalama 99 gün Coface’ın yıllık anketinin son sayısı farklı faaliyet sektörlerindeki 256 şirketin ödeme davranışlarını analiz ediyor. Anketin kapsadığı katılımcı örneklemi 2016 sayısına göre yüzde 23 daha büyük ve daha fazla ihracat firması içeriyor.

- Ödeme gecikmeleri 2016 yılında iyileşme sergilemişti, ancak 2017 yılında tekrar yükselişe geçti
- Tüm sektörlerin ödeme vadelerindeki önemli uzamalardan etkilendiği görülüyor
- 120 günü aşan ödeme vadeleri ile karşı karşıya olan şirketlerin sayısı büyük ölçüde artarken, ödeme vadeleri 90 ile 120 gün arasında olan şirketlerin oranı aynı seviyelerde kalmıştır
- Ortalama ödeme vadesi 2015 yılında 66 gün ve 2016 yılında 82 gün iken, 2017 yılının ilk yarısında 99 gün olmuştur

Daha Fazlasını Oku
27.09.2017
KURUMSAL HABERLER

İşletmelerin finansmanı

Asya, Orta Avrupa ve Latin Amerika’daki bazı ülkelerde tahvil piyasası "yedek lastiğe" dönüşüyor

- 2017: Yükselen ülkelerde finansman kaynaklarını çeşitlendirme ve sadece banka finansmanına bağlı kalmama ihtiyacını ortaya çıkaran Asya krizinin 20. yıldönümü
- Tahvil piyasalarının giderek “yedek lastik” işlevi görmeye başladığı görülüyor; ancak şirketlerin iç piyasadan mı yoksa uluslararası piyasadan mı yararlandığına bağlı olarak bu etki farklılık gösteriyor

Yükselen piyasalarda şirketlere yönelik tahvil finansmanında güçlü büyüme

2000’li yıların başlarından bu yana, yükselen ekonomilerde şirket borçları sürekli bir artış içerisinde ve 2008 krizinden bu yana önemli bir hızlanma kaydedi. 2008 ile 2017 arasında bu değer dört kat artışla GSYH’ya oranını neredeyse 25 puan yükseltti. Yükselen Asya özellikle Çin’in etkisiyle şirket borçlarından en fazla etkilenen bölge oldu. (2016 yılında GSYH’nın yüzde 133’ü).

Daha Fazlasını Oku
26.09.2017
ÜLKE RİSKLERİ VE EKONOMİL ÇALIŞMALAR

Dünya genelinde ülke ve sektör riskleri

Dünyadaki ekonomik iyileşmede aslan payı yine Avrupa’nın

Dünya ekonomisindeki büyüme henüz en yüksek seviyelere ulaşmamış olabilir (2017 ve 2018 için yüzde 2,9), ancak sağlıklı işaretlerin olduğu gerçeği yadsınamaz. Bu çeyrek Coface’ın revize edilen ülke ve sektör risk değerlendirmelerinin neredeyse tamamı yine önemli iyileşmelere işaret etmektedir.

Avrupa büyümeye dönüş vaat ediyor

Küresel ekonomi toparlanmaya devam ederken, dünya ticaretindeki artış da yıl başında beklenenden daha güçlü gerçekleşiyor. Avrupa bir yandan canlı bir performans gösterirken diğer yandan siyasi riskler (tamamen yok olmamakla birlikte) azalıyor. Brezilya ve Rusya’dan giderek daha fazla pozitif sinyal alınıyor. Öte yandan sermaye yine bazı yükselen ekonomilere akmaya devam ediyor. Bu olumlu eğilimler, Coface’ın bazı ülkelerin notlarını yükseltmesine neden oldu.

Daha Fazlasını Oku
14.09.2017
KURUMSAL HABERLER

Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde iflaslara genel bakış: 2016 yılında işletme iflasları azaldı ancak inşaat sektörü sıkıntılı

- Şirket iflasları 2015 yılında yüzde 14 ve 2016 yılında yüzde 6 azaldı
- Çok çeşitli dinamikler gözleniyor: Bulgaristan’da icra işlemleri yüzde 35,6 azalırken, Polonya’da yüzde 2,6’lık çok küçük bir artış, Macaristan’da ise yüzde 56,9’luk büyük bir artış kaydedilmiştir.
- İnşaat sektörü düşüşte olan sektörler arasında yer alıyor
- Coface bölgedeki şirket iflaslarında 2017 yılında yüzde 3,9’luk ve 2018 yılında yüzde 2,3’lük bir azalma bekliyor

Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde 2015 yılında yüzde 14 oranında düşen şirket iflasları sayısı 2016 yılında da yüzde 6’lık bir düşüş kaydetti. Genel olarak, geçtiğimiz yıl boyunca, her 1000 işletmeden altısı iflas etti. Bu iyileşme, özellikle işgücü piyasasındaki olumlu durum, düşen işsizlik oranları ve yükselen ücretler sebebiyle olumlu makroekonomik ortam ile de uyumludur. Buna karşın, iflaslar çoğu ülkede halen 2008 yılındaki kriz öncesi seviyelerin üzerindedir. Romanya ve Slovakya, şirket iflaslarının 2008 yılı öncesine göre daha düşük olduğu yegane iki ülkedir.

Daha Fazlasını Oku
14.09.2017
KURUMSAL HABERLER

Altyapı: Latin Amerika’da kalkınmanın zayıf yanları

-Bölgede altyapı gelişimi zayıf
-Yatırım oranlarını iyileştirme konusunda kötü bir geçmiş
-Ulaştırma altyapısı ve diğer altyapılardaki yetersiz kalite rekabet gücünü
kısıtlıyor
-Temiz enerji kaynakları, altyapıyı geliştirmenin yolunu açabilir
-Kamu – özel sektör ortaklıkları kısıtlı kamu bütçeleri için bir çözüm
olabilir
-Hükümetlerin özel sektör yatırımlarını çekebilmek için yolsuzlukla
mücadele önlemlerini güçlendirmeleri ve şeffaflığı arttırmaları gerekiyor

Son yıllardaki kırılgan performans bölgenin rekabet gücü ile ilgili sorunlarını ön plana
çıkarıyor. Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Ekvador, Meksika ve Peru’daki altyapı
zayıflıkları neler?
Latin Amerika ekonomilerindeki büyüme dönemi, yaklaşık olarak 2014 yılına kadar devam
eden on yıllık bi süre boyunca yaşanan canlı emtia döngüsü sırasında gerçekleşmiştir. Ancak
bu güçlü performans çağı beraberinde altyapı iyileşmeleri sağlamamıştır.

Daha Fazlasını Oku
Üst
  • Turkish