#Ekonomik Yayınlar

Risk Görünümü: 2026 Küresel Ekonomi İçin Gerçeklerle Yüzleşme Yılı mı?

Küresel ekonominin ivmesi 2026’ya girerken farklılaşmış durumda. Süregelen jeopolitik, finansal ve sosyal risklerle şekillenen uluslararası ortamda, bu yıl küresel büyümenin %2,6 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz—2025’teki %2,8 büyümeye kıyasla oldukça sınırlı bir düşüş.

Bu çerçevede Coface, yedi ülke risk değerlendirmesinde (altı yükseltme) ve dokuz sektör notunda (yedi yükseltme) değişiklik yaptı.

Öne çıkan veriler:

  • %2,6: 2026 küresel büyüme tahmini
  • %3,9: 2025 küresel ticaret büyümesi
  • %15: 2025’in ikinci yarısında ABD şirket iflaslarındaki artış

 

2025, Küreselleşmenin Dayanıklılığını Gösterdi

2025 yılı, hem çalkantı hem de istikrara işaret eden küresel büyüme ile beklentileri karşıladı; bu büyüme Coface’ın %2,8’lik tahminiyle uyumluydu. Bu paradoks iki ana faktörle açıklanabilir:

Birincisi, küresel ekonomiye yönelik şoklar, özellikle tarifeler konusunda, bir önceki dönemdeki belirsizliklerle kıyaslandığında çok daha sınırlı kaldı.

İkincisi ise şirketlerin uyum sağlama kapasitesiydi. Uluslararası faaliyetlere sahip işletmelerin hızlı adaptasyonu, küreselleşmenin güçlü ve birbirine bağımlı dinamiklerle desteklenen bir süreç olmaya devam ettiğini bir kez daha doğruladı.

 

2026 Yoğun Baskı Altında Başladı

2026 yılı, belirsizliklerin ve yoğun risklerin hakim olduğu bir atmosferde başladı.

  • Jeopolitik riskler Latin Amerika, İran ve Grönland’daki son olaylarla somutlaştı.
  • Finansal riskler, yüksek faiz ortamında borç ve varlık değerlemelerinin baskılanmasıyla güçlendi.
  • Makroekonomik riskler, ABD ekonomi politikasındaki yön belirsizliği, artan rekabet ve zayıflayan küresel iş birliği nedeniyle yükseldi.
  • Sosyal ve siyasi riskler, özellikle Avrupa’da toplumun geniş kesimlerinde biriken memnuniyetsizlikle daha görünür hale geldi.
  • Sağlık ve iklim riskleri ise yaygın ve giderek ağırlaşıyor.

 

Küresel Büyüme Yavaşlıyor Ancak Dayanıklılık Sürüyor

Küresel ekonomik görünüm dalgalı olmaya devam ediyor. ABD’de, %2,2’lik büyüme tahmini, 2025’in ikinci yarısında yaşanan %15’lik iflas artışına rağmen kalıcı olarak güçlü seyreden tüketim tarafından destekleniyor. Euro bölgesinde faaliyetlerin yaklaşık %1 seviyesine ulaşması bekleniyor; bu, Almanya’nın büyük bir yatırım planı sayesinde yaşadığı toparlanma tarafından destekleniyor. Buna karşılık, kamu açığı GSYH’nin %5’inin üzerinde kalmayı sürdüren Fransa’nın büyümesinin %0,9 civarında istikrar kazanması bekleniyor.

Orta Avrupa çok daha sağlam bir dinamik sergiledi; Polonya %3,8 ile öne çıkıyor. Asya’da Çin’in büyümesi %4,4 seviyesine yavaşlayacak ve bölgesel ivmeyi baskılayacak; Güneydoğu Asya’nın performansı ise eşit olmayan bir dayanıklılık gösteriyor.

Buna karşılık Hindistan, güçlü iç talep ve proaktif kamu politikaları sayesinde %6,1 büyüme beklentisiyle küresel büyümenin motoru rolünü doğruluyor.

Grafik verileri ektedir.

 

Bu bağlamda, petrol fiyatlarının 2025’te varil başına 68 USD düzeyinden 2026’da yaklaşık 60 USD seviyesine gerilemesi bekleniyor. Orta düzeyde talep kaynaklı büyüme ve güçlü arz artışı buna işaret ediyor.
Jeopolitik gerilimlerin yol açabileceği oynaklıklara rağmen enerji fiyatlarının enflasyona etkisi genel olarak nötr kalmalı.

 

Küresel ticaret beklentileri aşıyor

ABD’nin tarife hamlelerinin yarattığı endişelere karşın, küresel ticaret 2025’te birçok tahmini boşa çıkardı. Ticaret hacmi, güçlü ABD ithalatı ve ABD gümrük artışlarının beklendiği kadar sert olmaması sayesinde %3,9 büyüdü.

Kasım ayı itibarıyla gerçekleşen ortalama tarife oranı %9,4 oldu; bu oran, Çin ile gerilimin zirvesinde öngörülen %36 seviyesinin oldukça altında.

Grafik verileri ektedir.

 

Vietnam, tedarik zincirinin yeniden düzenlenmesinin en büyük kazananlarından biri oldu (Ocak–Kasım 2025 döneminde ABD ithalatı %43 arttı). Avrupa ise dış ticaretinde istikrar sağladı.
2026’da ise aşırı kapasite nedeniyle navlun fiyatlarının düşmesi ve geleneksel deniz yollarının yeniden açılmasıyla kademeli bir yavaşlama bekleniyor.

 

Ülke riski: 7 değişiklik, 6 yükseltme

🔼 Yükseltmeler1

  • Şili (A4 → A3): Bakır ve enerji yatırımlarında artış, istikrarlı kurumsal yapı.
  • Polonya (A4 → A3): AB fonları sayesinde güçlü yatırım ivmesi ve sağlam tüketim.
  • İsveç (A3 → A2): Dayanıklı özel talep, iyileşen işgücü piyasası ve genişlemeci maliye politikası.
  • Kıbrıs (A4 → A3): Rekor turizm performansı ve AB fonlarının ekonomik aktiviteye katkısı.
  • Barbados (C → B): Etkili mali konsolidasyon ve azalan borçluluk, artan dayanıklılık.
  • Ekvador (D → C): 2024 enerji krizinin ardından güçlü toparlanma; mali reformlar ve IMF desteği.

🔽 Düşürmeler

  • Senegal (B → C): Mali disiplinin bozulması ve sürdürülemez borç yapısı, IMF ile görüşmeleri zorlaştırıyor.

 

> Daha derin analiz için Risk Raporumuzu şimdi indirin!


[1] Ülke riski: A1 = Çok Düşük, A2 = Düşük, A3 = Tatmin Edici, A4 = Makul, B = Orta Yüksek, C = Yüksek, D = Çok Yüksek, E = En Yüksek

Yazarlar ve uzmanlar